Başlık kendini bir hayli ele verdi bu defa. Uzun yıllardır sevmediğim, anlam veremediğim bir cümle vardır “Futbol çok saçma! 22 kişi 1 topun peşinde koşuyor.” diye. Bugüne kadar bunu söylemiş olan herkesin bir ortak yönü olduğunu fark ettim. Sporla uzaktan yakından alakalarının olmaması... Hayatlarında sadece otobüse yetişmek için koşan bu insanlardan, saçma (!) da olsa bir şey için vücudun sınırlarını zorlamanın gerektiğine inanmalarını, 11 kişiyle ve binlere taraftarla bütünleşmenin nasıl bir duygu olduğunu bilmelerini beklemek biraz saçma olacaktır.
Basitte olsa her şeyin içinde bir anlam arayan bu “cool” arkadaşların o 22 kişiyi eleştirirken, tellere hafifçe dokunup ses çıkartan bir adama deliler gibi hayranlık duyabiliyor oluşunu hep yadırgamışımdır. Nasıl oluyor da o 22 kişi planlı bir şekilde koşup kendi sınırlarını zorlarken saçma oluyor da tek bir adam gitar çalarak her şeyi anlamlı kılıyor hep merak etmişimdir. Biri sanat diğeri de spordur farkındayım. “Elmayla armut karşılaştırılamaz” klişesinin de farkındayım. Buna cevap olarak da ben “Olaya nereden baktığınıza bağlı derim”.
En basitinden izleyici kitlenin çoğunlukla alt tabakadan oluşu bu çok şey bilen arkadaşların futbolu dışlamasına sebep olurken alt tabakanın tam ortasından çıkmış olan punk müziğe hayranlık beslemeleri ironi değil de nedir?
Futbol sokakta bile sadece futbol değildir. İnsanın asırlar öncesinde savaşlarda edindiği ve zaten içinde var olan rekabet duygusunu en basit şekilde tatmin etmenin yollarından biridir futbol. Bu kadar çok sevilmesinin sebebi de o duyguları çoğunlukla kimseye zarar vermeden tatmin etmemizi sağlamasıdır.
Endüstriyel futbol zırvalığı futbolu hissederek ve severek yaşayanlar için hiçbir zaman geçerli bir tanım olmayacaktır. Mahalle maçında hissettiğimizi en büyük turnuvalarda da hissettiğimiz sürece endüstriyel futbol sadece iş adamları için geçerli bir tanım olacaktır.
Evet futbol afyondur. Abartılmadığı sürece bütün uyuşturucular gibi keyif verir...
24 Haziran 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
















2 yorum:
istanbul narkotiği son cümlenden pek hoşlanmayacak garutto
etraftan duyduklarımı yazıyorum ilkerto...
Yorum Gönder