Üstte adı yazılı olan filmi imdb’de gezinirken gördüm… malum günümüzde alışveriş yapar gibi film indiriyoruz… hiçbir ücret ödemediğimiz filmleri beğenmediğimizde utanmadan küfür bile ediyoruz… işte o alışveriş vitrininin oluşturan imdb “The Man From Earth”e 10 üzerinden 8,4 puan vermiş /oylar ziyaretçiler tarafından veriliyor/ ki bu oy oranı filmi en iyi 10 bilim kurgu arasın sokuyor….
Ben de babamın aşıladığı bilim kurgu aşkıyla filmi görür görmez hemen alışverişe çıkıp download sepetime koydum…
Film indikten sonra her zaman yaptığım gibi izlemeden önce bi göz attım… ama gelin görün ki bir gariplik söz konusuydu… 8,4 gibi yüksek puan almış bir bilim kurguda benim beklediğim hiçbir şey yoktu… ne lazerler, ne uçan daireler ne de gizemli yaratıklar, hiçbiri yoktu…
İtiraf etmeliyim ki böyle bir bilim kurgu yapılabileceği aklımın bir köşesinden bile geçmezdi… yapılmasını geçtim benim bilim kurgu sever olarak bu filmi çok sevmem beni bile şaşırttı…
Özel efektin gölgesinin bile görülmediği tek mekan olan bir adet ev ve içinde 14 000 yıldır yaşadığını iddia eden multi diploma sahibi bir profesör ve her biri dalında uzman birkaç profesör arkadaşı soru cevap şeklinde sohbet etmekte film boyunca… sohbet de değil tam anlamıyla… daha çok bir teori çürütmece oynuyorlar … adamın yalan söylediğini ortaya çıkarmaya çalışıyorlar… üstüne üstlük profesörlerimiz konuyla ilgili uzmanlık dallarına sahip olduklarından konu iyice ilginçleşiyor… diyalog ağırlıklı bir film oluşu yüzünden arada soluklanıp düşünme ihtiyacı hissediyorusunuz…
Buraya kadar okumuş olanlar filmin sıkıcı olduğu izlenimine kapıldılarsa hemen o önyargılarını bir kenara bıraksınlar… akıcılık konusunda film hiçbir kusur içermemektedir… bilakis bir hayli sürükleyici hatta o kadar kendinizi kaptırıyorsunuz ki altyazıda kaçırdığınız tek bir kelime için bile geri sarabiliyorsunuz filmi…
Zaten en başta mağara adamımız varsaydığımız mağara adam profiline uymadığından film ilgi çekici bir hale bürünüyor…
Fazlaca konuyu kurcalamadan, bu yazıyı okuduktan sonra filmi izlemeye karar verenlerin keyfini kaçırmamak için konuyla ilgili daha fazla konuşmamakta yarar var… film biteli birkaç saat olmasına rağmen benim kafamda hala “14 000 yaşında olan biriyle karşılaşsam ilk soracağım soru ne olurdu?” sorusu mevcut…
14 000 yaşında olup olmadığını bizim kısıtlı bilgimizle anlamanın imkansızlığını kabul edip mağara adamımızın doğru söylediğini varsayarak yazımı sonlandırmak istemekteyim… geçmişi bilememek geleceği görememekten daha rahatsız edici değil mi???
Ben de babamın aşıladığı bilim kurgu aşkıyla filmi görür görmez hemen alışverişe çıkıp download sepetime koydum…
Film indikten sonra her zaman yaptığım gibi izlemeden önce bi göz attım… ama gelin görün ki bir gariplik söz konusuydu… 8,4 gibi yüksek puan almış bir bilim kurguda benim beklediğim hiçbir şey yoktu… ne lazerler, ne uçan daireler ne de gizemli yaratıklar, hiçbiri yoktu…
İtiraf etmeliyim ki böyle bir bilim kurgu yapılabileceği aklımın bir köşesinden bile geçmezdi… yapılmasını geçtim benim bilim kurgu sever olarak bu filmi çok sevmem beni bile şaşırttı…
Özel efektin gölgesinin bile görülmediği tek mekan olan bir adet ev ve içinde 14 000 yıldır yaşadığını iddia eden multi diploma sahibi bir profesör ve her biri dalında uzman birkaç profesör arkadaşı soru cevap şeklinde sohbet etmekte film boyunca… sohbet de değil tam anlamıyla… daha çok bir teori çürütmece oynuyorlar … adamın yalan söylediğini ortaya çıkarmaya çalışıyorlar… üstüne üstlük profesörlerimiz konuyla ilgili uzmanlık dallarına sahip olduklarından konu iyice ilginçleşiyor… diyalog ağırlıklı bir film oluşu yüzünden arada soluklanıp düşünme ihtiyacı hissediyorusunuz…
Buraya kadar okumuş olanlar filmin sıkıcı olduğu izlenimine kapıldılarsa hemen o önyargılarını bir kenara bıraksınlar… akıcılık konusunda film hiçbir kusur içermemektedir… bilakis bir hayli sürükleyici hatta o kadar kendinizi kaptırıyorsunuz ki altyazıda kaçırdığınız tek bir kelime için bile geri sarabiliyorsunuz filmi…
Zaten en başta mağara adamımız varsaydığımız mağara adam profiline uymadığından film ilgi çekici bir hale bürünüyor…
Fazlaca konuyu kurcalamadan, bu yazıyı okuduktan sonra filmi izlemeye karar verenlerin keyfini kaçırmamak için konuyla ilgili daha fazla konuşmamakta yarar var… film biteli birkaç saat olmasına rağmen benim kafamda hala “14 000 yaşında olan biriyle karşılaşsam ilk soracağım soru ne olurdu?” sorusu mevcut…
14 000 yaşında olup olmadığını bizim kısıtlı bilgimizle anlamanın imkansızlığını kabul edip mağara adamımızın doğru söylediğini varsayarak yazımı sonlandırmak istemekteyim… geçmişi bilememek geleceği görememekten daha rahatsız edici değil mi???
















7 yorum:
Tam da birkaç yıldır ara verdiğim 'felsefe' okuma- anlamaya çalışma- soru sormayı öğrenme çalışmalarıma denk gelmiş bir yazı bu Cennub. İçimden bir ses, bu diyaloglu filmin benim bu 'felsefik' dönemime tam denk geldiğini söylüyor, doğru mudur değil midir bu akşam anlayacağım. Sabah sabah heyecanlandırdın valla :)
bende heycanlandım izlerken... sonra noluyo len dedim... diyalog var sadece niye böyle oldu ki dedim... ilgini çeken bi konuysa ki benim fazlasıyla ilgili olduğum bi konu ister istemez heycanlanıyorsun... bi izle sonra konuşalım yine biz...
Oi, achei seu blog pelo google está bem interessante gostei desse post. Gostaria de falar sobre o CresceNet. O CresceNet é um provedor de internet discada que remunera seus usuários pelo tempo conectado. Exatamente isso que você leu, estão pagando para você conectar. O provedor paga 20 centavos por hora de conexão discada com ligação local para mais de 2100 cidades do Brasil. O CresceNet tem um acelerador de conexão, que deixa sua conexão até 10 vezes mais rápida. Quem utiliza banda larga pode lucrar também, basta se cadastrar no CresceNet e quando for dormir conectar por discada, é possível pagar a ADSL só com o dinheiro da discada. Nos horários de minuto único o gasto com telefone é mínimo e a remuneração do CresceNet generosa. Se você quiser linkar o Cresce.Net(www.provedorcrescenet.com) no seu blog eu ficaria agradecido, até mais e sucesso. If is possible add the CresceNet(www.provedorcrescenet.com) in your blogroll, I thank. Good bye friend.
buda yeni reklam şekli her halde... bi bu eksikti...
aynen sizin gibi ben de imdb'de gezinirken gördüm filmi. bi aradım google'da ve sizin yorumunuza ulaştım. izleyelim bakalım, matrix'ten sonra insanı düşündürecek bir bilim kurgu çıkmadı, umarım bu en azından işe yarar.
Ben de ilk yazan arkadaş gibi filmi imdb de gördüm en iyi bilim kurgu sıralamasında. Daha önce hiç duymamış olmam ve yüksek puan alması dikkatimi çekti.Genel olarak orada filmle ilgili yazılanlara baktım ve 14000 yıl yaşayan adam fikri beni çekmeye yetti ve açıkçası çok da bilgi sahibi olmak istemedim izlemeden önce. Sınırlı kotama rağmen, değer umarım diyerek filmi indirdim. Filmi gece 1 buçuk civarında izlemeye başladım ve tek bir aksiyon sahnesi bile olmamasına rağmen bırakın dikkatımın dağılmasını tam anlamıyla hipnoz halinde izledim filmi;tek bir konuşmayı bile kaçırmadan. Benim kafamda oluşan soru şu oldu; filmi izlerken daha başından adamın gerçekten 14000 yıldır yaşadığına inandım. Ama tabi ki bu bi bilim kurgu izlediğimin farkında olmamdan mı, ki bu herşey mümkün demek,ya da gercekten bigün böyle bir iddiada bulunan biri çıksa karşımdan ona da böyle inanırmıydım diye düşünmeme yol açtı. Heralde, yaraları gerçekten iyileşiyomu diye şömineye eline sokmak gibi sadistçe bi düşünceye sahip olabilirdim o an:)
Az önce bitti film. Uzun zamandır bekliyordum bu filmi izlemeyi. Senaryonun yazarı Star Trek serilerine de hatta orijinal Star Trek hikayesine de imzayı atan kişi. Ölmeden önce hatta ölüm döşeğinde tamamlayabildiği bir hikaye. Film tek kelimeyle mükemmel. Saat sabah 5 civarı şu an. O kadar gevşetti ki film beni. Nasıl rüyalar göreceğim kim bilir. Yarın fırsat bulunca da ilk iş kendi blogumda film hakkında bir yazı yazmak olacak.. Sevgiyle kalın..
Yorum Gönder