Tabi bu gençler arasıdan yıllarca sıkılmadan dinleyeceğimiz bir sürü yetenekli adam ve kadın da çıktı. Son dönemlerde İndie musuluğundan gelen sular kesilir gibi oldu. Ağırlık rock star imajlı elektronikçilere kaydı. Gitarların sesi iyice kısıldığı yerini sample ve turntable lere braktığı şu günlerde beni biraz olsun gitar sesine kulak vermeye iten Fleet Foxes var.
Gereksiz Indie grupları yüzünden iyice uzaklşatığımız gitarlara dönüş için bi sebep olarak gördüğüm Fleet Foxes'la bir kış gecesi internette göz göze geldik. Evet plak şirketlerine hala kızgınım ve hala internetten albüm indiriyorum.
Son dönemin en dikkat çekici ve geçen yılın en güzel albümlerinden birine imza atmış, internette araştımasam ve aksanlarına bakmasam İngiliz olduklarından emin olduğum bu Indie Folk grubuna teşekkürü borç bilirim.
Sonradan öğrendik ki Seattle lıymış arkadaşlar. Nirvana'yi, Soundgarden'i ve hala Pearl Jam'i barindiran bir kentten daha az kaliteli birşeyler beklemek de hata olurdu. Nereli olurlarsa olsunlar bağrımıza basmak şart oldu arkadaşları. Tek tek isimlerini sayıp kimin hangi çalgıyı çaldığını saymayacağım. Zaten oldum olası pek sevmemişimdir o tarz yazıları. Onun yerine bir uzun cümlede niye sevmeniz gerektiğindeb yada benim niye sevdiğimden bahsedeceğim.
İlk dinlemede sizi etkileyecek eski müzikler gibi tınlayan bir sound a sahipler -sound demekten pek hoşlandığımı söyleyemem ama onun yerine ses dersem olmaz gibime geliyor. yada olur niye olmasın -. sessikzlik kadar güzel ve bi okadar derin melodilere sahip birden çok şarkı var aldümde. Neden olduğunu bilmiyorum ama bu adamların müziği severek çaldığı izlenimine kapılıyorum her dinlediğimde.
Bir cümlede anlatcam demiştim dimi? Sözümü tuttum.
Link || Myspace






























